Bir şehir düşünün… Sabahları kuş sesiyle uyanan çocuklar yerine, şantiyenin beton mikseriyle irkilen yaşlılar var. Bir mahalle düşünün… Dünden bugüne yüzü değişmiş, ama içinde yaşayanlar dışarı itilmiş. Burası sizin şehriniz olabilir. Ve tüm bu dönüşümün ardındaki görünmez el: Rant.
Kentsel Hizmet mi, Kentsel Servet mi?
Belediyecilik, halkın vergisiyle halka hizmet üretme sanatıdır. Ama gelin görün ki, bazı yerel yönetimlerde bu sanat artık “kazanç mimarisi”ne dönmüş durumda. Kaldırımı kim yaptı, çöpü kim topladı değil; hangi inşaat firması nereden ne kapmış, hangi başkanın hangi müteahhitle ne ilişkisi var, bunlar konuşuluyor.
Bir caddede aniden başlayan kaldırım çalışması sizi şaşırtmasın. Oraya açılacak bir AVM’nin ön hazırlığıdır belki. Ya da plansız bir yeşil alanın bir gecede “ticari alan” ilan edilmesi, sadece “tesadüf” değildir. Arkasında çoğu zaman imar oyunları, mecliste geçen sessiz kararlar ve yandaş şirketler vardır.
İmar Değişikliği: Yeni Türkiye’nin Sihirli Kelimesi
“İmar değişikliği” artık bir kalkınma hamlesi değil, çoğu zaman bir servet transferi aracıdır. İmar planı bir defa değişti mi, bir arsa değerini beşe katlar. Bunu bilenler arsanın sahibi değil, kararın sahibi olmaya çalışıyor. O yüzden belediye meclis üyeliği artık hizmet için değil, “yatırım” için isteniyor.
Birileri Zenginleşirken, Kent Fakirleşiyor
Olan vatandaşa oluyor. Rant için sıkıştırılmış mahalleler, plansız büyümüş sokaklar, otoparksız binalar, gölgelenmiş parklar… Şehir yaşanmaz hale gelirken birileri yeni villalarının camından o şehir manzarasını izliyor. Belediye bütçesi tırtıklanıyor, halkın hakkı özel mülk oluyor.
Hesap Sorulmazsa Rant Bitmez
Bugün belediyelerde dönen rant çarkına göz yumulursa, yarın bu çark daha büyük olur. İhaleleri kim alıyor? Projeler kimin firmalarına gidiyor? Denetim raporları neden dikkate alınmıyor? Bu soruları sormazsak, şehrin sahibi biz değil, çıkar sahipleri olur.
Son Söz
Şehir sadece binalardan ibaret değildir. Şehir aynı zamanda bir ruhtur. Bu ruh, ihale dosyalarında boğuluyor. Belediyecilik, yandaşlara kazanç değil, halka yaşam kalitesi sağlamalıdır. Ve bu çarkı durdurmak, sadece sandıkta değil, her gün vatandaş olarak talep ettiğimiz şeffaflıkla mümkündür.
Bir şehri korumak, sadece duvarlarını değil, vicdanını da korumaktır.
GÜNDEM
1 saat önceYAZARLAR
24 saat önceTEKNOLOJİ
1 gün önceEĞİTİM
1 gün önceSPOR
2 gün önceEĞİTİM
3 gün önceYEREL HABERLER
3 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.