DOLAR 49,02960,04%
EURO 55,4172-0,24%
ALTIN 6.562,480,17
BITCOIN 41061240.09005%
Kahramanmaraş
14°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Nurhayat BAŞER

Nurhayat BAŞER

30 Eylül 2026 Çarşamba

Kahramanmaraş’ta Kuvvetli Sağanak Alarmı: 4 İlçe İçin Uyarı

Kahramanmaraş’ta Kuvvetli Sağanak Alarmı: 4 İlçe İçin Uyarı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri doğrultusunda kentte etkili olması beklenen kuvvetli sağanak yağışlara karşı vatandaşları uyardı.

Meteorolojik değerlendirmelere göre, 1 Ekim Perşembe günü saat 12.00’den itibaren Andırın, Göksun, Onikişubat ve Türkoğlu ilçelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların etkili olması bekleniyor. Yağışların 2 Ekim Cuma günü saat 06.00’ya kadar sürmesi tahmin ediliyor.

Sel ve Su Baskını Riskine Dikkat

Kuvvetli yağışlarla birlikte sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu ve yağış sırasında kuvvetli rüzgâr gibi olumsuzlukların yaşanabileceği belirtildi. Ulaşımda aksamaların meydana gelebileceğine dikkat çekilirken, özellikle sürücülerin tedbirli olması istendi.

Büyükşehir Ekipleri Teyakkuzda

Büyükşehir Belediyesi, olası olumsuzlukların önüne geçebilmek amacıyla gerekli hazırlıkların yapıldığını ve ilgili ekiplerin sahada görev başında olacağını açıkladı. Afet Koordinasyon Merkezi’nin 7/24 esasına göre çalışacağı, meydana gelebilecek olumsuzluklara ekipler aracılığıyla hızlı şekilde müdahale edileceği bildirildi.

Yağış süresince özellikle su baskını riski bulunan bölgelerin takip edilmesi, ulaşım güzergâhlarında yaşanabilecek sorunlara karşı ekiplerin hazır tutulması ve vatandaşlardan gelebilecek ihbarların değerlendirilmesi planlanan tedbirler arasında yer alıyor.

Acil durumlarda vatandaşların ALO 153 Çağrı Merkezi üzerinden Büyükşehir Belediyesi’ne ulaşabilecekleri belirtildi.

Vatandaşlar Nelere Dikkat Etmeli?

Yetkililerin uyarıları doğrultusunda vatandaşların da kuvvetli yağış öncesinde ve sırasında gerekli tedbirleri alması önem taşıyor. Bu kapsamda;

  • Dere yatakları, alt geçitler ve su birikintisi oluşabilecek bölgelerden uzak durulmalı.
  • Zorunlu olmadıkça kuvvetli yağış sırasında özel araçla trafiğe çıkılmamalı.
  • Araç kullanırken su birikintilerinden geçmekten kaçınılmalı ve hız azaltılmalı.
  • Yıldırım riski nedeniyle açık alanlarda, ağaç altlarında ve yüksek noktalarda bulunulmamalı.
  • Balkon, çatı ve açık alanlardaki uçabilecek eşyalar güvenli hale getirilmeli.
  • Bodrum ve giriş katlarda bulunan vatandaşlar, su baskını riskine karşı önceden tedbir almalı.
  • Elektrik tesisatının suyla temas etmesi halinde elektrik sistemine müdahale edilmemeli.
  • Meteorolojik uyarılar ve resmi kurumların duyuruları takip edilmeli.
  • Acil ve tehlikeli durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi, belediyeye yönelik ihtiyaç ve ihbarlarda ise ALO 153 aranmalı.

Yetkililer, özellikle yağışın kuvvetli olduğu saatlerde vatandaşların tedbiri elden bırakmaması ve can güvenliğini riske atacak davranışlardan kaçınması gerektiğini vurguladı.

Devamını Oku

Fon Vurgunu: Peki Mağdurun Parasını Kim Geri Verecek?

Fon Vurgunu: Peki Mağdurun Parasını Kim Geri Verecek?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye günlerdir büyük bir fon soruşturmasını konuşuyor.

Gözaltılar, tutuklamalar, mal varlıklarına yönelik tedbirler, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen paralar ve tasfiye sürecine alınan yatırım fonları…

Ancak bütün bu gelişmelerin arasında asıl soruyu en çok parası içeride kalan yüz binlerce yatırımcı soruyor:

“Ben paramı ne zaman ve ne kadar geri alacağım?”

İşte meselenin en kritik noktası tam olarak burası.

Çünkü bu olayın bilançosu yalnızca şirketler, yöneticiler veya soruşturma dosyalarından ibaret değil. SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.

Yani karşımızda yüzlerce şirket yöneticisinden ibaret bir dosya değil, yüz binlerce insanın birikiminin etkilendiği devasa bir mağduriyet tablosu var.

Ve bu insanların önemli bir bölümü profesyonel yatırımcı değil.

Kimisi yıllarca maaşından artırdığı parasını değerlendirdi.

Kimisi çocuğunun eğitim masrafını biriktirdi.

Kimisi ev almak için para ayırdı.

Kimisi emeklilik döneminde kullanmak üzere birikimini fona yatırdı.

Dolayısıyla bugün ekranda yalnızca bir fonun değeri düşmüyor.

Bir ailenin geleceği, bir çocuğun eğitim planı, bir insanın yıllarca yaptığı tasarruf da belirsizliğe sürükleniyor.

“Tasfiye edilecek” demek, “para tamamen geri gelecek” demek değil

Burada kamuoyunun çok önemli bir ayrımı bilmesi gerekiyor.

Bir fonun tasfiye sürecine alınması, yatırımcının parasının otomatik olarak ve tamamının geri ödeneceği anlamına gelmiyor.

Tasfiye sürecinde fonun elindeki varlıkların belirlenmesi, bunların nakde çevrilmesi ve elde edilen tutarın yatırımcılara dağıtılması gerekiyor.

SPK, tasfiye sürecindeki bazı işlemler için öngörülen üç aylık süreyi altı aya çıkardı. Kurul, bu değişikliğin fon portföylerinin ve piyasa koşullarının dikkate alınarak varlıkların mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesine imkân sağlamak amacıyla yapıldığını açıkladı. Ayrıca altı aylık sürenin tasfiyenin mutlaka altı ay süreceği anlamına gelmediği belirtildi.

Ancak yatırımcının beklediği cevap hâlâ daha somut:

“Fonun içinde gerçekten ne kadar para ve varlık var?”

“Bu varlıkların gerçek değeri nedir?”

“Eksik varsa eksik kalan kısmı kim karşılayacak?”

İşte burada hukuk ile adalet arasındaki ince çizgi ortaya çıkıyor.

Mağdurun zararını kim karşılayacak?

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamaları bu açıdan dikkat çekici.

Gürlek, soruşturmanın önceliğinin mağduriyetlerin giderilmesi olduğunu, farklı yerlere ve yurt dışına aktarıldığı belirtilen paraların geri getirilmesi için çalışıldığını açıkladı. Bazı banka hesapları ve taşınmazlar hakkında tedbirler uygulandığı, mal varlıklarının kaçırılmasının önlenmesine yönelik işlemler yapıldığı da aktarıldı.

Bu açıklama mağdur yatırımcı açısından önemli.

Ama tek başına yeterli değil.

Çünkü vatandaşın artık bir açıklamadan çok sonuç görmeye ihtiyacı var.

Yurt dışına çıkarıldığı değerlendirilen para geri getirilecek mi?

Getirilirse ne kadarı getirilecek?

El konulan veya tedbir konulan mal varlıklarının değeri ne kadar?

Bu varlıklar mağduriyetlerin giderilmesinde nasıl kullanılacak?

Fonlarda oluştuğu ileri sürülen zarar ile mevcut varlıklar arasındaki fark ne olacak?

Ve en önemlisi:

Yatırımcı zararının tamamı karşılanamazsa, aradaki farkın hukuki sorumlusu kim olacak?

Bunlar artık ertelenemeyecek sorular.

Denetim varsa, sorumluluk da tartışılmalı

Meselenin bir başka boyutu daha var.

Eğer bazı fonlarda uzun süre boyunca piyasa gerçekleriyle açıklanamayacak fiyat hareketleri yaşandıysa, bu hareketler nasıl oldu?

Eğer risk işaretleri daha önce ortaya çıktıysa neden zamanında müdahale edilmedi?

Eğer sistemde bir denetim mekanizması vardıysa, bu mekanizma neden yatırımcıların parasının bloke olduğu noktaya kadar etkili olamadı?

Başsavcılığın 7 yatırım şirketine ait fonların kuruluşundan tasfiye tarihine kadar yatırımcı bazlı alım-satım kayıtlarını ve özellikle Temmuz, Ağustos ve Eylül 2026 dönemindeki fon çıkışlarını incelemeye aldığı bildirildi.

Bu inceleme çok önemli.

Çünkü yalnızca “kim ne yaptı?” sorusunun değil,

“Kim ne zaman biliyordu?”

sorusunun da cevaplanması gerekiyor.

Finans piyasalarında bilgi zamanlaması, paranın kendisi kadar değerlidir.

Küçük yatırımcı yine mi en sona kalacak?

İşte asıl kaygı burada.

Büyük yatırımcıların hukuk ekipleri, mali müşavirleri ve profesyonel danışmanları olabilir.

Peki maaşından artırdığı 300 bin, 500 bin ya da 1 milyon lirayı fona yatıran vatandaş ne yapacak?

Onun önünde yıllarca sürebilecek hukuki süreçlerle mücadele edecek maddi güç var mı?

Bir vatandaşın bütün birikiminin bir kısmının veya tamamının belirsiz hale gelmesi, sıradan bir piyasa riski olarak açıklanıp geçilebilir mi?

Elbette yatırım fonlarının risksiz yatırım araçları olmadığı unutulmamalı.

Ancak piyasa riski ile iddia edilen usulsüzlüklerden doğan zarar aynı şey değildir.

Yatırımcı borsada zarar edebilir.

Fon değer kaybedebilir.

Piyasa düşebilir.

Bunlar yatırımın doğasında bulunan risklerdir.

Fakat yatırımcının iddia edilen manipülasyon, kötüye kullanım, usulsüz işlem veya varlıkların kaçırılması nedeniyle zarara uğradığı ortaya çıkarsa, bunun hesabının yalnızca yatırımcıya çıkarılması kabul edilebilir bir sonuç değildir.

“Paranızı geri vereceğiz” cümlesi yetmez

Bu nedenle artık kamuoyunun önüne net bir yol haritası konulmalıdır.

Hangi fonun gerçek varlığı ne kadar?

Hangi fonun ne kadar yükümlülüğü bulunuyor?

Fon bazında yatırımcı sayısı kaç?

Tasfiye sonunda yatırımcıya dağıtılması beklenen tutar ne?

Eksik kalan tutarın hukuki akıbeti ne olacak?

El konulan mal varlıkları hangi yöntemle değerlendirilecek?

Yurt dışına çıkarıldığı belirlenen paralar geri getirildiğinde yatırımcılara nasıl dağıtılacak?

Bütün bunlar şeffaf biçimde açıklanmalıdır.

Çünkü “soruşturma devam ediyor” demek hukuk açısından anlaşılır olabilir.

Ama mağdur açısından yeterli değildir.

Mağdurun hayatı da devam ediyor.

Kirası var.

Kredisi var.

Çocuğunun okul masrafı var.

Sağlık gideri var.

Emeklilik planı var.

Ve belki de yıllarca biriktirdiği tek birikimi var.

Güven kaybedilirse maliyeti çok daha büyük olur

Fon skandalının ekonomik maliyeti yalnızca bugün ortaya çıkan zarar değildir.

Asıl büyük maliyet, insanların sermaye piyasalarına olan güvenini kaybetmesidir.

Bir vatandaş “Paramı bankada tutarsam başka, fonda tutarsam başka, borsaya yatırırsam başka risk var; peki beni kim koruyacak?” diye düşünmeye başladığında sorun artık tek bir fonun sınırlarını aşar.

Bu nedenle soruşturmanın yalnızca cezai boyutu değil, yatırımcıların korunması boyutu da aynı kararlılıkla yürütülmelidir.

Şüpheliler hakkında hukuki süreç elbette sonuna kadar işletilmelidir.

Ama aynı zamanda mağdur yatırımcının dosyası da aynı ciddiyetle takip edilmelidir.

Çünkü adalet yalnızca suç şüphesi bulunan kişilerin yargılanması değildir.

Adalet, zarar gören vatandaşın hakkının da mümkün olan en kısa sürede yerine getirilmesidir.

Bugün yüz binlerce yatırımcının gözü SPK’da, savcılıkta ve hükümetin açıklamalarında.

Onların istediği ayrıcalık değil.

Paralarının akıbetini bilmek ve hak ettikleri tutara ulaşabilmek.

Bu nedenle fon skandalının gerçek sınavı tutuklama sayısı olmayacak.

Gerçek sınav şu olacak:

Mağdurun parası bulunabilecek mi?

Kaçırılan para geri getirilebilecek mi?

Zararın ne kadarı telafi edilecek?

Ve en önemlisi…

Yıllarca tasarruf eden vatandaş, bu sistemin sonunda yine yalnız mı bırakılacak?

Türkiye’nin finans piyasalarına duyduğu güvenin yeniden tesis edilmesi, bu sorulara verilecek somut ve şeffaf cevaplardan geçiyor.

Çünkü milyonlarca liralık rakamların arkasında, aslında yüz binlerce insanın hayat hikâyesi var.

Ve o hikâyelerin sonunda vatandaşın duymak istediği tek bir cümle var:

“Hakkınız kaybolmayacak.”

Şimdi mesele, bu cümlenin yalnızca bir açıklama olarak kalıp kalmayacağıdır.

Devamını Oku

Çağlayancerit Cevizi Japon Mutfağıyla Buluştu

Çağlayancerit Cevizi Japon Mutfağıyla Buluştu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Onikişubat Belediyesi Gastronomi Merkezi, Kahramanmaraş’ın önemli tarımsal ürünlerinden Çağlayancerit cevizinin katma değerini artırmaya yönelik uluslararası bir mutfak atölyesine ev sahipliği yaptı.

Japon Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA), Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA) ve Ceviz Diyarı Kooperatifi iş birliğiyle, Tarımsal Ürün Kalkındırılması ve Bölgenin Geliştirilmesi Projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte, Çağlayancerit cevizi Japon mutfağının tarifleriyle yeniden yorumlandı.

Atölyede Japon usulü cheesecake ve cevizli kurabiye hazırlanırken, Japon uzmanlar bilgi ve deneyimlerini Onikişubat Belediyesi Gastronomi Akademisi’nde eğitim alan kadınlar ve gastronomi elçileriyle paylaştı.

Yerel ürüne uluslararası dokunuş

Etkinlikte, Çağlayancerit cevizinin farklı gastronomi ürünlerinde kullanılması ve ekonomik değerinin artırılması hedeflendi. Daha önce Ankara’da gerçekleştirilen eğitimlerin Kahramanmaraş ayağında, Japon mutfağına ait tarifler uygulamalı olarak ele alındı.

JICA Proje Koordinatörü Mahmut Çevik, çalışmanın bölgedeki tarımsal ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlamasını ve projenin güçlenmesini hedeflediklerini belirtti.

Ceviz Diyarı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Nur Mungan ise projenin temel amacının Çağlayancerit cevizini tanıtmak ve katma değerli ürünlere dönüştürmek olduğunu ifade etti.

KSÜKAM Müdür Yardımcısı Esra Abacıoğlu Gitmiş de Kahramanmaraşlı kadın girişimcilerin projede yer almasının önemine dikkat çekerek kadın girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

JICA’dan Shiori Usui ise Çağlayancerit ceviziyle hazırlanan tatlıların Türkiye ile Japonya arasında gastronomi üzerinden bir bağ oluşturmasını ve cevizin değerinin artırılmasına katkı sağlamasını temenni etti.

Devamını Oku

Kahramanmaraş’ta Narkotik Operasyonlarında 8 Şüpheli Tutuklandı

Kahramanmaraş’ta Narkotik Operasyonlarında 8 Şüpheli Tutuklandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kahramanmaraş Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 11, 18, 21 ve 22 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen beş ayrı çalışmada çeşitli miktarlarda uyuşturucu madde ele geçirildi.

Operasyonlarda 4 bin 200 adet sentetik ecza hapı, 9,90 gram sentetik kannabinoid (Bonzai), 137,07 gram sentetik kannabinoid (AMG) hammaddesi, 12,29 gram metamfetamin, 0,42 gram eroin ve 66,57 gram esrar ile suçtan elde edildiği değerlendirilen 2 bin 105 TL ele geçirildi.

Çalışmalar kapsamında adli mercilere sevk edilen 8 şüpheli tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Devamını Oku

Kertmen’de 20 Yıl Sonra Güreş Heyecanı Yeniden Yaşanacak

Kertmen’de 20 Yıl Sonra Güreş Heyecanı Yeniden Yaşanacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Onikişubat Belediyesi ile Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu iş birliğinde düzenlenecek Kertmen Karakucak ve Şalvar Güreşi Festivali öncesi hazırlıklarda sona gelindi. 27 Eylül 2026 Pazar günü saat 10.00’da Kertmen Mahallesi’nde gerçekleştirilecek festival öncesinde Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, güreş sahasında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.

İnceleme programına AK Parti Onikişubat İlçe Başkanı Durdu Safa Kekeç de katıldı. Toptaş ve Kekeç, güreş sahası, tribünler ve çevre düzenlemesini inceleyerek bölge muhtarları ve mahalle sakinleriyle görüştü.

Kertmen’e modern güreş alanı kazandırıldı

Kertmen Mahallesi’nde yaklaşık 20 yıl aradan sonra yeniden güreş organizasyonu düzenlenmesini sağlayacak saha, Onikişubat Belediyesi tarafından modern bir görünüme kavuşturuldu.

Başkan Toptaş, mahalle muhtarından gelen talep üzerine başlatılan çalışmalar kapsamında tribünleri, çevre düzenlemesi ve güreş alanıyla Kertmen’e yakışan bir tesis oluşturulduğunu belirtti.

Kertmen’in ve Kahramanmaraş’ın köklü güreş geleneğine dikkat çeken Toptaş, güreşin kentin kültürel mirasının önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

Toptaş’tan festivale davet

Festivalin pazar günü gerçekleştirileceğini belirten Başkan Toptaş, tüm Kahramanmaraşlıları ve güreşseverleri Kertmen’e davet etti.

AK Parti Onikişubat İlçe Başkanı Durdu Safa Kekeç ise Kertmen’e güreş alanı kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, projeye katkı sunan Başkan Toptaş ve bölge muhtarlarına teşekkür etti. Kekeç, çevre illerden güreşe gönül veren vatandaşları da festivale davet etti.

Kertmen Karakucak ve Şalvar Güreşi Festivali, 27 Eylül Pazar günü saat 10.00’da düzenlenecek.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.